Yükleniyor...

HERKESİN BİR HİKÂYESİ OLMALI

ZEKİ BAŞTÜRk KALEMİNDEN

31.01.2026 03:41

13 0
HERKESİN BİR HİKÂYESİ OLMALI

Herkesin bir hikâyesi olmalı.

Anlatılsın diye değil yalnızca. Yaşansın, taşınsın, gerektiğinde susularak savunulsun diye.

İnsan, hikâyesiyle insandır. Başından geçenler, içine attıkları, yarım kalan tümceleri, söyleyemediği itirazlarıyla… Bir ömür, başkasının gözünde sıradan görünen ama sahibinin kalbinde derin izler bırakan anlardan oluşur. Kimimizin hikâyesi kalabalıklar içinde yazılır, kimimizinki sessiz bir köşede, fark edilmeden.

Herkesin bir hikâyesi olmalı. Çünkü hikâyesi olmayan insan, rüzgârın önündeki yaprak gibidir. Neden sevindiğini, niçin sustuğunu, hangi acıya nerede direndiğini bilmez. Oysa hikâye, insanın kendine tuttuğu aynadır. “Ben buradan geçtim,” deme cesaretidir.

Bazıları hikâyesini gururla anlatır; bazıları utancını, yoksulluğunu, yenilmişliğini saklar satır aralarında. Ama en çok da sessizlerin hikâyesi değerlidir. Yükünü kimseye göstermeden taşıyanların, alkış beklemeden doğruyu yapanların, küçük görünen ama büyük anlamlar barındıran yaşamların…

Herkesin bir hikâyesi olmalı; çünkü başkasının hikâyesini anlamadan adalet de merhamet de eksik kalır. Yargılarken aceleci, dinlerken sabırsız olmamız bundandır belki de.

İnsanların yüzüne bakıp yaşamlarını bildiğimizi sanırız.. Oysa her yüz, görünmeyen bir defter taşır içinde. Hikâye, insana sorumluluk da yükler. Kendi hikâyesini kirletmemek, başkasının hikâyesini incitmemek… Belki de asıl ahlak, budur. Geride bırakacağımız şey, ne kadar yaşadığımız değil; nasıl bir hikâye bıraktığımızdır.

Herkesin bir hikâyesi olmalı.

Ve o hikâye, insan kalabilmenin tanıklığı olmalı.

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapın.